Sekizİstanbul’dan Menüfesto

Oca16

İşletmeciliğini Şermin Kınay ve lezzet tasarımcısı Şef Maksut Aşkar’ın yaptığı Beyoğlu’nun yeni lezzet durağı Sekizİstanbul, kısa süre içinde müdavimlerini yaratarak, tematik organizasyonların da ilk tercihi haline geldi.

Sekizİstanbul yayınladığı Menüfesto ile de hem farklılığını ortaya koyuyor hem de çizgisini bir kez daha anımsatıyor.

Sekizİstanbul Menüfesto’su

“Değişken bir menü. Şefin hayal gücüyle, konukların yorumlarıyla, mutfağın ritmiyle, mevsimin getirdikleriyle… Klasikleri var ama aynı kalmaya söz vermiyor.”

“İyi yemekler keşfedilmeli evet ama iyi damaklar da keşfedilmeli… Konuklarımızın arasındaki “yetenekli damaklar” mutfak motivasyonumuzun ateşleyicisi”

“Yemek yemek, beş duyuyu çalıştıran bir ritüeldir. Kişiye özel altıncı duyuyu ortaya çıkarmak ise bizim gizli hedefimiz…”

“Mutfağa giren her bir lezzet, dönüşeceği lezzetin kalitesini belirler. Domatesi lezzetsiz bir domates çorbasından lezzet, zeytini eksik zeytinyağından performans bekleyemeyiz.”

“Konuklarımızla tanışmak istiyoruz. Masalarda tanıdık yüzler görmek, birini görünce sevinmek, iş arasında sevdiğin bir dostu görür gibi hissetmek…”

Kutnu Kumaşı’nın Yeniden Doğuşu!

Ara31

Gaziantep’e has bir kumaş olan ve el tezgahlarında yüzyıllardır ilmek ilmek dokunan Kutnu Kumaşı, (USOKDER) Somut ve Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Yaşatılması ve Tanıtılması Derneği tarafından Avrupa Birliği hibe programlarından hibe almaya hak kazanmış “Yerelden Küresele Kültürel Yansımalar” adlı proje ile yeniden hayat buldu. Türkiye genelinde somut kültürel mirasın yanı sıra somut olmayan kültürel mirasımıza da yönelik bir çok araştırma yapan USOKDER’in, Paris’te faaliyet göstermekte olan proje ortağı ile gerçekleştirdiği projede, Türkiye’nin tanınmış modacılarının ve Ankara Olgunlaşma Enstitüsü’nün hazırladığı kreasyonlar, 29 Aralık 2012’de Yıldız Sarayı Tiyatro’sunda izleyici ile buluştu. Türk motiflerinin, Kutnu Kumaşı’nın eşsiz dokusunun ve modern çizgilerin bir arada harmanlandığı moda gösterisi büyük beğeni topladı.

Sarayların kumaşı yeniden sarayda

Osmanlı döneminde saray kumaşı olarak adlandırılan ve en makbul kumaş türü olarak sultanların taşıdığı Kutnu Kumaşı, şimdilerde sadece turistik eşyaların üretiminde kullanılan naftalin kokulu bir anı. Kapalıçarşı’da veya turistik bölgelerde, çanta, terlik gibi eşyalarda kullanılan Kutnu Kumaşı’nın iade-i itibarı Yıldız Tiyatrosu’nda yapılan muhteşem defile ile gerçekleşti. USOKDER’in iki yıla yakın bir süredir sürdürdüğü “Yerelden Küresele Kültürel Yansımalar” projesinin son adımı olan Kutnu Kumaşı defilesine çok sayıda modacı ve Ankara Olgunlaşma Enstitüsü katıldı.

Siren Ertan Çarmıklı, Özgür Masur, Cemile Gül, Tuvana Büyükçınar ve Nurdan Özdemir tarafından Kutnu Kumaş ile hazırlanan giysiler, aralarında Şenay Akay gibi podyum dünyasının seçkin modellerinin de yer aldığı defilede izleyiciye sunuldu.

Kutnu Kumaşı Dünya modasının hizmetinde…

USOKDER’in AB desteğiyle hayata geçirdiği “Yerelden Küresele Kültürel Yansımalar” projesi, Kutnu Kumaşı’nın dünya pazarına tanıtılması ve üretimin artırılması ile ilgili çok önemli  adımların atılmasını sağladı. Projenin son adımı olan defileyle, Kutnu Kumaşı’nın ehil ellerde nasıl bir sanat eserine dönüşeceğini vurgulamak istediklerini belirten USOKDER Başkanı Eda Can Aslan, şu bilgileri paylaştı; “Kutnu Kumaşı, Gaziantep’in yüzyıllardan bugüne taşıdığı çok değerli bir miras, bir bakıma bizim çeyizimiz. Günümüzde sadece turistik eşyalarda kullanılması, üretimi yapan usta sayısının giderek azalması ve bir değerimizin daha yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelmesi, bizi bu projeye yöneltti. AB’nin desteği bize güç kattı ve Fransız ortağımızla birlikte iyi bir iş çıkardığımıza inanıyoruz. Gaziantepliler olarak Kutnu’yu dünya pazarına sunmayı bir misyon olarak görüyoruz. Defilemizde yer alan her bir parça bir sanat eseri güzelliğindeydi ve Kutnu’nun onun değerini bilen ellerde nelere dönüşebileceğini kanıtladı. Projenin ikinci aşamasında ise kutnu kumaşının üretim kalitesinin artırılmasının yanı sıra Fransız tasarımcıların yorumlayacağı, Fransa  ve Türkiye’de yapılacak kutnu kumaş moda gösterileri yer alacak.”

Geniş bir katılımla izlenen defile “Yerelden Küresele Kültürel Yansımalar” projesinin kapanış kokteyliyle son buldu.

Aster Tekstil’den; “Yaşamın içindeki tohuma ve tohumun içindeki yaşama saygı duruşu”

Ara27

Aster Tekstil, 2013 yılına çok özel bir sosyal farkındalık teması ve projesiyle merhaba diyor. Yaşamın içindeki tohuma ve tohumun içindeki yaşama saygı duruşu adı verilen proje, günlük yaşamın içindeki güzelliklere dikkat çekerek bireysel farkındalığı artırmayı amaçlıyor. Fotoğraf Sanatçısı Savaş Ekşioğlu’nun meyve ve sebzelere makro açıdan yaklaştığı fotoğraflarla şekillenen tema kendini şu cümlelerle ifade ediyor;

“Yine, azalanın, az ve değerli olanın peşinden gittik bu yıl.

 İçimizden geçen tohumlara odakladık duygularımızı. İyice girdik içlerine.
Renklerde, kıvrımlarda, gölgelerde, ışıklarda, açıklarda, koyularda dolaştık, içimizden geçenlerin içinde yeni bir hayat bulduk.

Yakından baktık hayata, şaşırarak…

Vazgeçilmez kırmızıyı, o çok sevdiğimiz sarıyı, neşeli yeşili, kendinden emin moru kaynağında bulduk, size sunduk.

Beraberce görebilmenin, fark edebilmenin, bilmenin ve değiştirmenin tadına varalım diye.

Yaşama kattığımız renklerin, desenlerin, tatların, dokuların nereden geldiğini, kendimize ve siz değerli dostlarımıza anımsatmak istedik.

Tohumun içindeki yaşama ve yaşamın içindeki tohuma bir kez daha saygılarımızı sunuyoruz.”

Sosyal sorumluluk bireyin farkındalığı ile mümkün

Aster Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koçali, 2013 projesiyle ilgili şu bilgileri verdi; Aster Tekstil’in kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin temelinde kurumun sorumluluğunda bireysel farkındalık yaratmak anlayışı yatıyor. Kendimize seçtiğimiz bu çıkış noktası, sosyal sorumluluk adına yapılacak tüm faaliyetlere bireyi dahil etmenin gerekliliğine inanıyor olmamızdan kaynaklı. Bireylerce içseleştirilmeyen, yaşama geçirilmeyen çabaların, pazarlama iletişim etkinlikleri ile sınırlı kaldığını üzülerek görüyoruz. Bu sebeple her yıl, tamamen çalışanlarımızın görüşleriyle şekillenen bir sosyal tema seçiyor ve yıl boyunca bu temayı işliyoruz.”

Yaşam tohumla başlar

Aster Tekstil “Yaşamın içindeki tohuma ve tohumun içindeki yaşama saygı duruşu” projesi, genetiği ile oynanan tohumların etkilerine dikkat çekmek üzere hayata geçirildi. İnsan sağlığının sürdürülebilirliğinin önemli bir kriterinin besin maddeleri olduğunun ve ana besin maddelerinin içeriğiyle oynanarak büyük bir risk alındığının altını çizen Ali Koçali; “Biz bir tekstil firmasıyız, dünyanın en önemli markalarına kendi ürünlerimizi tasarlar ve üretiriz. Var oluş nedenimizden bağımsız olarak, 700’ü aşkın çalışanımız,  aileleri, tedarikçilerimiz ve müşterilerimizle on binleri bulan bir insan topluluğunu bilinçlendirme çabamız, ticari kimliğimizle değil sosyal duruşumuzla ilgili. Gerek kurumsal kimlik dökümanlarımızla, gerekse sosyal medya üzerinde yürüttüğümüz etkin çalışmalarla bu bilince hizmet ediyoruz. Çünkü, sürdürülebilir başarı için buna mecbur olduğumuzu biliyoruz.” dedi.

Kariye’nin eşsiz mozaiklerine ARTIK dokunabilirsiniz .

Ara10

Doğu Roma Medeniyetinin dünya çapındaki en önemli kültür miraslarından biri olan Kariye Müzesi, Kültür Bakanlığı’nın katkılarıyla izApps tarafından büyüleyici bir uygulamaya dönüştürüldü. izApps, Apple Store’da satışa sunulan Kariye Müzesi uygulamasıyla, Bizans sanatının en önemli örneklerinden biri olan Kariye’yi dünyaya açarak ülkemiz tanıtımınında çok önemli bir rol üstleniyor.

Bugün Kariye Müzesi adıyla hizmet veren Khora Kilisesi, Bizans dönemini en iyi anlatan eserlerden biri olarak Türk ve dünya kültür tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Kilisenin çatısı altında bulunan Bizans dönemi mozaik ve freskleri dönemin en iyi korunmuş izleri arasında yer alır. Bu yönüyle tüm dünya sanat tarihçilerinin göz bebebeği olan Khora Kilisesi, şimdi teknolojinin büyüsüyle dokunulmaya hazır. Kariye Sanal Müze uygulaması, alanının en başarılı örneklerinden biri olarak sanal raflardaki yerini aldı.

Bizans’a dokunmak

Khora Kilisesi, H.İsa ve Hs. Meryem’in hayatını kronolojik olarak anlatan mozaik ve freskleriyle, hem dini, hem tarihi hem de sanatsal bir hazine. Kilisenin inşa edilmesini sağlayan dönemin aydınlarından Teodoros Metohides’in mezarının da bulunduğu müze Bizans Rönesans’ının baş yapıtlarından biri olarak kabul ediliyor. 1500 yıllık yapıt, Hristiyanlık tarihin de üç boyutlu bir maketi gibi.

İzApps’in Kültür Bakanlığı desteğiyle hayata geçirdiği Kariye Sanal Müze uygulamasında, müzenin tüm yönleriyle doğru anlatılması ve tüm ayrıntılarıyla izlenebilmesi için gerekli tüm çalışma titizlikle yapıldı. izApps, ünlü Son Yargı freskinin renovasyonunu da uygulama kapsamına alarak, sanal konuğun sadece eserin bugüne ulaşan değil orjinal halini de hayal ettirmeyi başardı.

Teknolojiden tarihe saygı duruşu

Kariye Müzesi uygulaması, teknolojinin tüm olanaklarından yararlanılarak titizlikle hayata geçirildi. Görsellerin maksimum kalitede izlenebilmesini sağlayan Retina Display (RD) özelliği uygulamayı eşsiz bir deneyim haline dönüştürüyor. Oyun teknolojisiyle yaratılan uygulama aynı zamanda ilk foto gerçekçi 3 boyutlu müze uygulaması unvanına sahip.

Sanal ziyaretçisine 3D serbest tur ile müzeyi en ince ayrıntılarına kadar inceleme olanağı veren uygulama, her bir detayın yanı başında açılan bilgi pencereleriyle doyurucu bir belgesele dönüşüyor. 3.59 TL fiyatı ile , KARİYE gibi çok özel bir müzenin daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.

 izApps, Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen bu özel projenin tamamlanmasının hemen ardından, değeri günden güne artan “Topkapı Sarayı/Harem” uygulamasının çalışmalarını başlattı. Ocak ayında raflardaki yerini alacak Harem, tüm dünyanın en çok merak edilen ve en gizemli dünyasının kapılarını muhteşem hikayelerle birlikte açmaya hazırlanıyor.

Aster Tekstil ekibinden Atatürk’le Hayata Bir Mola!

Ara01

Avrupa’nın ve dünyanın önde gelen markalarına, kendi tasarımlarının üretimlerini gerçekleştiren Aster Tekstil, çalışanların motivasyonlarına yönelik program ve etkinlikleri aralıksız sürdürüyor. Hayata Bir Mola başlığıyla düzenlenen ve kendi alanlarının önemli isimleriyle sohbetler şeklinde kurgulanan etkinlik kapsamında bu kez çok özel bir isim vardı:
Mustafa Kemal Atatürk.

1 Aralık 2012’de Müjdat Gezen Tiyatrosu tarafından sahneye konan 1881 adlı oyunun Aster Tekstil özel gösterimini birlikte izleyen ekip, Atatürk’ün hayatına ve kişiliğine ilişkin yepyeni hikayelerle tanıştılar. Soluksuz izlenen oyunun ardından Aster Tekstil ekibi, oyuncuları özel bir jestle kutladı; tüm salonu kaplayan kırmızı beyaz Türk bayrakları, izleyici selamlayan Müjdat Gezen ve oyuncuları tarafından alkışlarla karşılandı.

2018 vizyonu…
Aster Tekstil İnsan Kaynakları Müdürü Yeliz Harani, Hayata Bir Mola etkinliği ve Aster Tekstil’in insan kaynakları vizyonuyla ilgili şu bilgileri paylaştı; “Hayata Bir Mola, adı üzerinde, hep birlikte soluklanacağımız, keyifli vakit geçireceğimiz ama aynı anda kişisel gelişimimizi de artırabileceğimiz bir etkinlik. Şirketimizde ağırladığımız Sunay Akın, Nasuh Mahruki gibi özel konukların sohbetleriyle farklı görüş açıları kazandık. 1881’de ise, bize Cumhuriyet’i armağan eden Ata’mızı yeniden keşfetme fırsatı bulduk. Hayata Bir Mola kapsamında 1881 Aster Tekstil Özel Gösterimi’ni düzenlememizin birkaç sebebi var; Ata’mıza olan sadakatimiz, Müjdat Hoca’nın ve oyuncuların bu oyunla ilgili çabalarını destekleme isteği ve elbette ekip olarak iş dışında bir şeyleri paylaşmanın keyfi…”

Aster Tekstil, 2018 vizyonu çerçevesinde, yönetimden insan kaynaklarına, teknolojiden üretime kadar tüm alanlarda, ardarda pek çok değişim projesini hayata geçirmeyi sürdürüyor. Bu projelerin en önemli noktasının insan ve insan kaynağı yönetimi olduğunu belirten Harani; “Avrupa’nın en önemli markalarına kendi tasarımlarımızı üretirken, sadece rakamsal büyümeye değil, her fonksiyonumuzun niteliğini artırmaya da odaklanmak zorundayız. Türk firmalarını dünya pazarına bu niteliksel büyümenin taşıyacağına inanıyoruz ve bunun için de en önemli kaynağımız insan. Çalışanlarımızın potansiyellerini ortaya çıkarabilmek, istihdam kapasitemizi artırmak kadar önemli. Motivasyon programlarının en önemli misyonu da bu.”dedi.

Amatör bir metin yazarı iş arıyor!

Oca25

“Deneyim şart mı? sorusuna yanıt: Deneyim, yetenek üzümünün iyi şaraba dönüşmüş halidir! Üzüm seven de var, şarap seven de var! Sirkenin de ayrı bir yeri var.”

Kişilere ve kurumlara online içerik hizmeti sunan www.yazanolsa.com’dangülümseten bir infografik. Yazanolsa.com yöneticisi Neslihan Işım, amatör metin yazarlarının iş arama süreçleriyle ilgili saptamalarını da paylaşıma eklemiş ve şöyle devam etmiş; “Yazanolsa.com’a, içerik hizmeti almak isteyen kişi ve kurumların yanı sıra, çok sayıda iş başvurusu yapılıyor. Bu başvuruların kimisi çok özenli ve profesyonel, kimisi ise “adayın kendisini sabote etmeye çalıştığı” hissini uyandırıyor. Başvuruların dışında, metin yazarı olmak isteyen ama ne yapacaklarını bilemeyen adaylardan yol haritası isteyen mesajlar alıyoruz. Tüm bu mesajlara gülümseten bir yanıt verebilmek için bu çalışmayı yaptık. Diliyoruz faydası olur.”

Sidebar